Allah Bakidir Ne Demek? İnanç, Felsefe ve Günümüzdeki Yeri Bir sabah, günlük telaşlarla işe gitmek üzere hazırlanırken, karşılaştığım bir dede, yüzünde derin bir huzur ifadesiyle bana “Allah bakidir” dedi. Bu kelime, o an bana sadece bir dini ifade gibi geldi. Ama sonra, hayatın hızlı akışında o sözün peşinden gitmeye karar verdim. “Allah bakidir” cümlesi, aslında ne demekti? Neden bu kadar derin bir anlam taşıyordu? Bu yazıda, bir kelimenin nasıl bir insanın iç yolculuğuna dönüşebileceğini ve “Allah bakidir”in ardındaki derin anlamları keşfedeceğiz. Allah’ın bakiliği, İslam inancının temel taşlarından biridir. Ama bu sadece bir dini kavram değil; varoluşsal bir anlam da taşır.…
Yorum BırakKategori: Makaleler
08502200000 Kime Ait? Kültürel Görelilik ve Kimlik Arayışı Üzerine Bir Antropolojik Perspektif Dünyamızda her bir insan, sosyal bir ağın parçasıdır. Bu ağ, bazen kan bağıyla, bazen ekonomik ilişkilerle, bazen de kültürel bağlarla şekillenir. Kimlik, her bireyin ve topluluğun kendini tanımladığı, ancak dışarıdan da şekillendirilen bir yapıdır. Bu kimlikler, sayılarla, simgelerle ve bazen basitçe bir telefon numarasıyla ifade edilebilir. Bugün, “08502200000” gibi bir numara üzerinden, kültürel, sosyal ve ekonomik yapıları keşfetmek, kimliğin nasıl tanımlandığını anlamak ilginç bir soru doğurur. Bu yazıda, telefon numaralarının bile birer kültürel kimlik taşıyabileceğini, ancak bu kimliğin her kültürde farklı bir anlam taşıdığını inceleyeceğiz. Telefon Numaraları ve…
Yorum BırakBilinç Akışı İç Konuşma Hangi Akıma Aittir? Bir gün İzmir’de, Karşıyaka’da kıyafetlerimin dolapta neredeyse yer kaplamadığı bir dönemde, akşam arkadaş grubuyla buluştuk. Hava serindi, yani gerçek İzmir havası, kışa doğru girmeye çalışan ama bir yandan da kıştan utanıp geri kaçan bir hava. Bir anda bu ortamda düşündüm ki, “Ya bu ‘bilinç akışı’ nedir, kim icat etti ve neden bu kadar derin?” diye. Bilinç akışı iç konuşma, aslında bir akıl fırtınası gibidir. Hani herkesin kafasında dönen “Ben ne yapıyorum?” ve “Gerçekten yapıyor muyum?” soruları vardır ya, işte onun üst versiyonudur. Ama bu içsel diyalogları böyle bir sanat akımına dönüştüren bir akıl…
Yorum BırakÇok Sevinmek Bir Deyim Mi? Ekonomi Perspektifinden Bir Analiz Giriş: Kaynakların Sınırlılığı ve Seçimlerin Sonuçları Ekonomi, temelde insanların kaynaklarını en verimli şekilde kullanmaya çalıştığı bir alandır. Her bir seçim, sınırlı kaynaklar ve sonsuz ihtiyaçlar arasında bir denge kurma çabasıdır. Herkesin kararları, yalnızca kişisel faydayı maksimize etmekle kalmaz, aynı zamanda toplumsal refahı da etkiler. Ancak bu seçimler çoğu zaman karmaşık ve belirsizdir. Bir ekonomist için seçimlerin sonucu, yalnızca bireysel değil, toplumsal düzeyde de büyük anlam taşır. Bu bağlamda, “çok sevinmek” gibi duygusal bir durumu ele almak, başlangıçta çok da ekonomiyle ilişkili gibi görünmeyebilir. Ancak, bireysel ve toplumsal düzeyde bu tür duyguların…
Yorum BırakÇargah Makamı: Edebiyat ve Müzikal Bir Yolculuk Giriş: Kelimelerin Gücü ve Dönüştürücü Etkisi Bir edebiyatçının gözünden bakıldığında, her sözcük bir duygunun, bir düşüncenin veya bir anın taşıyıcısıdır. Kelimeler, yalnızca anlamları değil, aynı zamanda sesleri, ritimleri ve çağrışımlarıyla da bir dünya yaratır. İnsanın içsel evrenine yolculuk etmek, bir edebi eserin ya da müziğin sunduğu en derin keşiflerden biridir. Tıpkı bir melodi gibi, kelimeler de bir makamın çalgıları gibi birbirini takip eder, her bir adımda yeni bir dünyayı keşfederiz. İşte bu yazıda, bir müzik terimi olarak “Çargah makamı”nı edebi bir perspektiften inceleyeceğiz. Bir müzik makamı olarak, Çargah, belirli bir duyguyu, atmosferi ve…
Yorum BırakÇanakkale’de Kaç Şehidimiz Var? Geçmişin ve Günümüzün Paralele Giden Yolu Bir tarihçi olarak, her dönemin kendi kırılma noktaları, toplumsal dönüşümleri ve gelecek üzerine bıraktığı izler vardır. Geçmişi anlamak, yalnızca bir zaman dilimine dair bilgi edinmek değil, aynı zamanda o dönemi bugüne taşıyan izleri keşfetmektir. Çanakkale, Türk milletinin tarihindeki en önemli anlardan birini oluşturur. 1915’te, Türk milletinin varlık mücadelesinin simgelerinden biri olan Çanakkale Zaferi, sadece bir askeri zafer değil, aynı zamanda büyük bir milletin toprağını, kültürünü ve geleceğini savunduğu tarihi bir dönemeçtir. Bugün, Çanakkale şehitleri, sadece geçmişin izleriyle değil, aynı zamanda toplumsal değerlerimizle, millet olarak kimliğimizle iç içe geçmiş birer semboldür.…
Yorum BırakTeknolojinin hızla evrildiği bir dünyada yaşıyoruz. Her an elimizdeki akıllı telefonlar, bilgisayarlar ve diğer dijital cihazlar sayesinde bilgiye erişimimiz hiç olmadığı kadar kolay. Ancak bu bilgi akışının bir sonucu olarak, sürekli olarak bildirimler alıyoruz. Sosyal medyada gelen yeni mesajlar, e-postalar, uygulama güncellemeleri ve daha fazlası… Bu bildirimler, hem hayatımızın bir parçası oldu hem de psikolojik ve duygusal sağlığımız üzerinde önemli etkiler yarattı. Birçok kişi “bildirim merkezi nasıl açılır?” sorusunu sorarken, aslında bir yandan da kendisini sürekli bilgi bombardımanına maruz kalmaktan nasıl koruyacağına dair bir çözüm arıyor olabilir. Bu yazıda, bildirim merkezinin nasıl açıldığına dair pratik bir sorudan daha derin, psikolojik…
Yorum Bırak1 Derece Alınca Maaş Ne Kadar Artar? Ekonomi Perspektifinden Bir Değerlendirme Kaynaklar sınırlıdır; bu, hayatın temel bir gerçeğidir. Bir insanın hayatındaki her karar, sınırlı olan bu kaynakları nasıl kullanacağını belirler. Zaman, para, enerji gibi kaynaklar arasında sürekli bir seçim yapmamız gerekir. Hangi kararların daha fazla kazanç sağlayacağını, hangi kararların ise fırsat maliyeti taşıyacağını bilmek, ekonomiyle ilgilenen her bireyin temel sorusudur. Örneğin, bir kişinin iş yaşamında daha fazla kazanmak için aldığı eğitim ve kazandığı diplomalar, bu sınırlı kaynakları daha verimli kullanma amacı güder. Ancak bir derece almanın, bir kişinin maaşını ne kadar artıracağı sorusu, ekonomik analizlerin derinlemesine incelenmesini gerektirir. Bu yazıda,…
Yorum BırakYemekten Önce Ne Söylenir? Bir Felsefi Keşif Düşünün, yemek masasında sevdiklerinizle birlikte oturuyorsunuz. Yemekler hazır, masadaki yemeklerin kokusu baş döndürücü, ama henüz başlamadınız. Peki, bu anı nasıl geçireceksiniz? Hangi sözler, hangi anlamlı cümleler bu anı daha derin kılar? Yemekten önce ne söylenir? Bazı kültürlerde, bir dua okunur, bazı yerlerde ise bir teşekkür söylenir. Her durumda, bir ritüel başlar, bir anlam yüklenir, ama neden bu kadar önemli? Yemekten önce ne söylediğimiz, sadece bir gelenek mi yoksa daha derin felsefi anlamlar taşıyan bir an mı? İşte, bu soruya farklı felsefi perspektiflerden yanıt arayacağız. Etik, epistemoloji ve ontoloji gibi felsefi dallar üzerinden yemek…
Yorum BırakYalan Konuşanların Günahı Nedir? Bir arkadaşınız, ya da bir iş arkadaşınız, önemli bir konuda size yalan söylediğinde ne hissedersiniz? O an belki de bir şeylerin bozulduğunu, güvenin zedelendiğini fark edersiniz. Ama yalanlar bazen sadece bizi etkilemez; toplumları, aileleri, ilişkileri ve tüm insanlığı etkileme potansiyeline sahiptir. Yalan söyleyen birinin, bu davranışının yalnızca kişisel bir suç olmadığını kabul etmek zor olabilir. Peki, yalanın günahı nedir? Yalancılar gerçekten cezalandırılmalı mı? Ya da yalan söylemek sadece bir insanın tercihi mi, yoksa toplumsal düzeni tehdit eden bir suç mu? Yalanlar, tarih boyunca birçok kültürde önemli bir yer tutmuş, dinler ve felsefeler bu konuda çeşitli öğretiler…
Yorum Bırak